Sosyal Marketing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Marketing etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2015 Salı

Hashtag Nedir? Kimdir? Ne İşe Yarar?

 # Hashtag , Pound işaretidir. Belirli bir konudaki sosyal medya paylaşımlarını (Twitter, Instagram, Facebook) topluca görmeye yarayan bir semboldür. 

Benzer konulara, bir organizasyonu, özel bir alanı, konuyu ya da markaya dair paylaşımları organize edip, etkileşim ve izlenmesini, kolay paylaşmayı, filtrelemeyi sağlayan bir işaret # Hashtag tir.

Zaman akşında Yoğun sosyal ağ paylaşımları arasında kaybolmamak, ilgi alanınızdaki konuyu, markayı kaybetmemek için son derece yararlı bir araçtır.




Mesela,

Kar kelimesi ile ilgili neler paylaşıldığını öğrenmek istiyorsunuz. Twitter, Instagram ya da Facebook’un arama çubuğuna #kar yazdığınızda, bu hashtag’i kullanarak yapılan paylaşımların hepsini görebilirsiniz.

#En çok #kar hashtag’i ile (ya da kendi belirleyeceğiniz bir marka, etkinlik, konu hashtag’i ile) paylaşım yapanlara ödül vereceğiz diye bir kampanya düzenleyebilirsiniz
Sosyal sorumluluk projelerinin tanıtımı için doğru bir stratejidir.
Hashtag kısa ve öz olmalı.

Ne yararı var? Niye hasgtag kullanmalıyım?

Merak, ilgi uyandırır.
Sosyal Medyadaki görünürlüğünüz artar. Buzz yaratır.
Web sitenize, bloğunuza ziyaretler artar.
Viral etkisi oluşturur.
Sizden bahsetmeyi teşvik ve tahrik eder.
Eğlendirir, yarıştırır, etkileşim sağlar.
Somut raporlar ve izleme araçları ile hedef kitlenizin sosyal medyada sizinle ilgili nabzını elinizde tutarsınız.
Geri dönüşleri ölçer, en çok kim/ler hangi konuda, ne demiş vb. bilirsiniz.

Başarılı bir hashtag kampanyası için nelere dikkat etmelisiniz?

Bir marka, pazarlama, iletişim stratejiniz olmalı.
Bununla ilgili bir hashtag seçmeli, daha önce kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmelisiniz.
İlgi çekecek bir deneyime dayandırmalısınız. Tek başına, alakasız bir hashtag kullanımın anlamı, yararı olmaz.
Katılanları, kazananları ödüllendirmelisiniz.
Çok ve net biçimde koşullarını, mekanizmasını duyurmalı, çağrılar yapmalı, hatırlatmalarla sürekli tekrarlamalı özendirmelisiniz.
Reklamla ve diğer tüm mecralardaki kanallarınızda entegre biçimde yoğun ve sürekli biçimde duyurmalısınız (TV, Gazete, dergi, inoor-outdoor ilanlar, pop-up, e-mail marketing, sms vb.)

Sıkça sorulan sorular:


Soru: Uygunsuz, sakıncalı paylaşımları engelleyebiliyor muyuz?
Yanıt: Evet. Otomatik ya da anlık moderasyonla belirleyeceğiniz, istediğiniz kadar ekleme-çıkarma yapabileceğiniz kelime listesine göre engelleme yapabiliyorsunuz.

Soru: Türkçe karakterleri tanıyor mu? Yanlış yazılırsa paylaşımlar boşa gider mi?
Yanıt: Evet algılıyor. Ancak işi garantiye almak için yanlış yazılışlar dahil belirlediğimiz benzer, olası kullanımları aynı hashtag’e bağlayabiliyoruz.

Soru: Aynı anda birden fazla hashtag kullanabiliyor muyuz?
Yanıt: Evet.

Soru: Her üç sosyal ağdan değil de sadece bir ya da ikisinden takip yapmak istersek, bu mümkün mü?
Yanıt: Evet

Soru:  Rapor alabiliyor muyuz?
Yanıt: Evet. Hem infografik şeklinde, hem JPEG olarak hem de Excel formatında tüm detayları anında alabiliyorsunuz. İstediğiniz kişilerle, yöneticilerinizle, müşterinizle vb. paylaşabiliyorsunuz.

24 Ekim 2013 Perşembe

Google Banner Reklamlar Eklemeye Hazırlanıyor

GOOGLE, arama sonuçlarna markaların banner reklamlarını göstermek için tüm hızıyla çalışma yapıyor. Tanınmış bir kaç marka ile denemeler yapan Google bu reklam özelliğini resmi olarak hayata geçirdiğinde sponsorlu reklamları büyük bannerlar şeklinde arama sayfasında görüntülemeye başlayacağız.


google reklam banner
Google reklam banner
Synrgy‘nin farkettiği ve Twitter hesabından ekran görüntüsünü paylaştığı üzere Google’ın bu reklam özelliğini ilk denediği markalar arasında Southwest Airlines yer alıyor. Google arama motorundan “Southwest Airlines” kelimeleri arandığında sayfanın en üst kısmında oldukça büyük, kapak fotoğrafı şeklinde markanın banner’ı çıkıyor.


Google Banner Reklamlar
Google bilindiği gibi arama yapılan markalarla ilgili sonuçlara ek olarak eğer o marka Google’a reklam vermişse arama sonuçları öncesinde reklamını yayınlıyor, ancak şimdiye kadar buna bir görsel eşlik etmiyordu. Banner reklamların eklenmesiyle bu durum değişirken bu yeni reklam modeli aynı zamanda organik arama sonuçlarının sayfanın aşağı kısımlarına kayacağını ve çoğu arama sonucunun ilk sayfada yer almayacağını da işaret ediyor.
Bu durum ayrıca Google’ın 2005′te verdiği “Google ana sayfasında ve arama sonuçlarında hiçbir zaman banner ve flaş reklamlar yer almayacak” sözüyle çelişiyor. Kullanıcıları reklamlarla boğmamak ve reklamların rahatsız edici bir görünüm almaması için o zamanlar böyle bir açıklama yapan Google’ın sekiz sene bu sözünü bozması arama motoru devinin reklam gelirlerine doymadığını gösteriyor.
Search Engine Land‘e konu ile ilgili açıklama yapan Google banner reklamların şu anda test aşamasında olduğunu doğruluyor. Şu anda sadece ABD’deki 30 reklamvereni içeren Google banner reklamlarının ne zaman tüm reklamverenlere açılacağı ve resmiyet kazanacağı ise bilinmiyor.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Fotoğraflar sosyal ağların kalbinde yer alıyor

Fotoğraflar sosyal ağların kalbinde yer alıyor. Dikkat çekiçi, paylaşılabilir fotğraflar üzerinden takipçileri ile etkileşimini devam ettiren markalar her geçen gün bu konuda daha uzmanlaşırken, akışın büyük bölümünü de bu içerikler oluşturuyor. Pinterest, Instagram, Flickr gibi sadece görseller için geliştirilmiş internet sağlayıcı servislerinin yanı sıra Twitter ve Facebook da fotoğrafın 'kaymağını' yemeyi başarıyor.


Twitter


Sizlerle paylaştığımız infografik Twitter'daki fotoğraf hakimiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. İnfografiğe göre Twitter'da paylaşılan link %36'ını fotoğraflar oluşturuyor. yazıların takibinin artık sosyal medyada markalar için yeterli olmadığının altı çizilen infografikte en çok retweet alan iletinin de bir fotoğraf olduğu belirtiliyor.....

İnfografikten çıkan bir diğer önemli bilgi ise Twitter'da markalar tarafından paylaşılan fotoğraflar hatırı azımsanmayacak bir bölümünde markanın logosunun veya isminin yer almadığı yönünde. İçecek kategorisi %77 ile bu alanda birinci sırada yer alırken, bira ve lüks ürün markaları da görsellerinde markalarının logolarına yer vermiyor.....

Twitter'da en çok hangi fotoğraflar paylaşılıyor? Görsellerin %36'sını materyaller oluştururken, %23'lük pasta manzara fotoğraflarına ait. Her beş fotoğraftan birinde yiyeceklere yer verilirken her 11 görselden birisinde de hayvanlar yer alıyor.....

Facebook'un aksine Twitter'da fotoğraflara ulaşmak için tek tıklamalık bir işlem yapıyor olmamız sosyal ağdaki görsel hegemonyasını engellemediği gibi diğer içerik türlerinden katbekat fazla paylaşıldığı gerçeğini de değiştirmiyor. Öyle ki sosyal ağdaki her üç paylaşımdan birisi görsel olurken, ikinci sıradaki makaleler ancak %16'lık orana sahip olabiliyorlar.


Sosyal Medya'da Selami Macit

Facebok: www.facebook.com/selami.macit

Twitter: twitter.com/selamimacit

Linkedin: linkedin.com/in/selamimacit..

5 Nisan 2013 Cuma

İş Hayatına Özgü Değerli Bir Araç

Sosyal Pazarlama
Bugünlerde tablet bilgisayarların, ama özellikle de iPad’in hayatına kattığı değerler, hatta eğer bir iPad sahibi iseniz uzun süre yeni bir diz üstü bilgisayara dahi ihtiyacınız kalmayacağına dair dış kaynaklı haberlerden söz ediliyor.

Çok da yanlış bir yorum olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü iPad’e değer katan uygulama ekosistemi ve artık çok çeşitli ihtiyaçlara yanıt veren aksesuarları ile birlikte; e-posta alıp vermek ve Web’de gezinmek gibi en basit ihtiyaçlardan, profesyonel sunumlarınızı, raporlarınızı, yazılarınızı ofis araçları ile kolayca hazırlayabilmek, Net günlüğünüzü düzenleyebilmek, karmaşık ve çoklu medya ortamlarında hızlıca notlar alabilmek, ses kayıtları ve video kliplerle dahi notlarınızı zenginleştirebilmek, firmanızın müşteri ilişkileri yönetim sistemine bağlanabilmek, video konferanslara katılabilmek yahut konferans görüşme ile toplantılar düzenleyebilmek, şirket santralınızın bir dahili telefonu gibi davranmasını sağlayabilmek, saha satış otomasyonunda sipariş almaktan yeni ürün sunumu yapmaya geniş bir yelpazede bir başka ürüne ihtiyaç duymadan kullanabilmek, anlık borsa bilgileri ve finansal analizleri takip ederken, aynı zamanda dünyada olan bitenden haberdar olabilmek iPad ile mümkün. Diz üstü bilgisayarlar gibi açma kapama süresi derdi olmaması, her an hazırda bulunması, boyutları, parmaklarınızla kolayca yönetimi, pil süresi avantajı gibi nedenlerle, her defasından eğlence özellikleri ön plana çıksa da, hayatında kullanım alanları ve size katacakları aslında hayallerinize bağlı denebilir. Çünkü daha önce hayal edilmemiş olanı da kolayca geliştirme imkanı sunmakta.



 
iWorks: Her ne kadar Mac kullanıcılarının aşina olduğu ofis uygulamaları olduğunu düşünseniz de, kelime işlemci Pages (Windows dünyasının Word’üne denk gelen), Numbers (Excel’e karşılık olan) ve Keynote (Powerpoint’e denk düşen)’tan oluşan bu paket, doğal olarak iPad’le uyuşumu ve “bu saatten sonra buna mı alışacağım” cümlesini bitiremeden alışıverdiğiniz kolay kullanımları ile bir iPad kullanıcısı olarak dünyanıza girmesi gereken bir uygulamalar bütünü. Parmaklarınızdan sonra yeniden fare kullanmaya geri dönmek istemeyebilirsiniz. Ama yine de dokunmatik ekran bana uymaz diye ısrar ediyor iseniz, Bluetooth uyumlu bir klavye ile artık Türkçe dil problemi de yaşamadan hayatınızı sürdürebilirsiniz. iPad kapağı şeklinde tasarlanmış ve açtığınızda ekran yerine iPad’inizi oturtabileceğiniz klavyeler dahi mevcut. Her ne kadar bir kez alıştıktan sonra ekran klavyesinin hassasiyetiyle gayet mutlu olacak olsanız da... Her bir uygulama yalnızca 9,99 dolar.

Evernote: Kişisel bilgisayar uygulaması da olan bu yazılımı aranızda tanıyanlar olabilir. iPad sürümü de çok başarılı olan bu uygulama ile kafanızda yerleşmiş not alma kavramı da değişiyor. Notlarınızı ister yazılı olarak alıyorsunuz ya da herhangi bir konferans/etkinlikte kaçırmayı istemediğiniz konuşmaları kaydedebiliyorsunuz, kendi sesinizle alabileceğiniz notlar da olabileceği gibi hayatınızın bir kesitini tarihe kaydetmek üzere fotoğraf çekip notlarınıza ekleyebilir ya da video olarak da kaydedebilirsiniz. Bu dilediğiniz formattaki notları notun içeriğindeki veriyi işlemesini istediğiniz iş arkadaşlarınızla anında paylaşabilirsiniz. Artık masanızdaki veya çantanızdaki not kağıtlarının arasında ya da ajandanızda yer alan bir bilgiye erişebilmek için uzun aramalar yapmanıza da gerek kalmaz. Notlarınızı etiketleri, içinde geçen kelimeler ile arama çubuğundan kolayca erişmeniz mümkün. Masa üstünüzle de eş zamanlandığından bilgisayarınızdan notlarınıza erişebilirsiniz.

Dragon Dictation: Sesinizle not almanın, daha doğrusu sesinizi yazıya çevirmenin ve bu notları yazılı olarak paylaşmanın güzel yolu. E-posta, kısa mesaj, Twitter mesajı ya da Facebook güncellemesi olarak... Her ne kadar “konuşmadan metne” yazılımlarında Türkçe tanımada hata oranı daha yüksek olsa da, test ettiğimiz kadarıyla tane tane konuştuğunuzda hiç de fena sonuçlar elde etmiyorsunuz. Bu zamansızlığınız arasında sizi mutlu edecek ve verimliliğinizi artıracak ücretsiz bir uygulama.

Sosyal Medya'da Selami Macit

Facebok: www.facebook.com/selami.macit

Twitter: twitter.com/selamimacit

Linkedin: linkedin.com/in/selamimacit

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Twitter'da Takipçi Artırmanın Püf Noktaları Sosyal Medya

Twitter-Sosyal-Meyda
Sosyal Pazarlama
Artık neredeyse herkes Twitter’da… Ancak Twitter’da takipçi sayısını artırmak kolay değil. Elbette kimse sizden Lady Gaga ya da Barack Obama gibi milyonlarca takipçiye sahip olmanızı beklemiyor. Ancak birkaç küçük ipucu ile Twitter’da takipçi sayınızı katlamak mümkün. İşte Twitter’da takipçi sayısını artırmanın püf noktaları.
1- İlgi çekici olun: Twitter’ın belki de en önemli kuralı size cevap yazılacak ya da retweet edilecek tweetler yazmak. Bunun için gündemi yakından takip etmelisiniz. Trend topic’ler hakkında yazmak iyi bir başlangıç olabilir. Aynı zamanda espirili olmaktan korkmayın. İnsanlar Twitter’da bir bakıma eğlence için var. İlgi çekici mesajlar attığınız sürece size cevap veren ve retweet edenlerin sayısının arttığını göreceksiniz.
2- Takipçilerinizi ihmal etmeyin: Yazdığınız tweetlere verilen cevapları es geçmeyin. Onlara siz de geri cevap verin. İnsanlar iletişime geçmeyi severler. Onlara ilgi gösterirseniz sizin sıkı takipçiniz olacaklardır.
3- Twitter’da etkili insanları takip edin: Twitter’ın ünlü kişiliklerini takip etmeyi ihmal etmeyin. Gerekirse iyi bir inceleme yaparak sık cevap veren ünlüleri takip edin. Onların tweetlerine etkili cevaplar verin, hakaretten kesinlikle uzak durun. “Akıllı” cevaplarınız günün birinde bir ünlü tarafından retweet edildiğinde bir sabah uyandığınızda takipçi sayınıza inanamayacaksınız.
4- Güncel konularda sosyal mesajlar verin: Twitter’da sosyal mesaj vermekten kaçınmayın. Bir akşam Van Depremi ile ilgili etkili bir mesaj atmıştım. 5 dakika içinde onlarca yeni takipçi kazanmayı başardım. Aralarında ünlü gazeteciler de vardı. Bu yüzden konuyu bildiğinizi gösteren etkili sosyal mesajlar yazmayı es geçmeyin.
5- Retweet edin: “Faydalı bilgiler” her zaman takip edilir. Bu yüzden son dakika haberleri, ödül-promosyon haberleri, insanlara sanal ortamda fayda verecek püf noktaları veren tweet mesajlarını düzenli olarak retweet edin.
6- “Mention”lara cevap verin: Sizden başka bir tweette bahsedildiğinde bu fırsatı kaçırmayın. Hemen iletişime geçin. Konuyu açıcı mesajlarınızla iletişimi geliştirin. İnsanlar TV’de olduğu gibi Twitter’da da ikili tartışmaları takip etmeye bayılır. Tabii saygı sınırlarını aşmayacak şekilde.
7- Eğer merak ettirici unsurlar yoksa tweet yağmurundan kaçının: TV programlarında sıklıkla gördüğümüz rahatsız edici kakafoniler Twitter için de geçerli. Olur olmaz her şeye tweet atmanın bedelini unfollow ile ödersiniz. Bu yüzden eğer gerçekten faydalı bilgiler vaat etmiyorsanız iki dakikada bir tweet atmak size fayda sağlamayacaktır.
8- Hashtag kullanın: Twitter’da belli konuların kolay takip edilmesini sağlayan etiketlere hashtag denir. Genelde # işareti ile ayrıştırılır. Birçok Twitter kullanıcısının bu özelliği kullandığını unutmayın. Sizi de hashtagler sayesinde timeline’larında görebilirler.
9- Retweet edilecek mesajlar yazın: Retweet Twitter’da zincirleme etki yaratır. Adeta takipçi sayınızla retweet edilme sayınız orantılıdır. Bu yüzden değerli bilgileri yazmaktan kaçınamyın. Ayrıca 140 karakterin tamamını kullanmayın. Çünkü çoğu Twitter kullanıcısı retweet butonunu kullanmak yerine mesajın başına RT yazarak nick’inizi yazar. Bu yüzden daha kısa yazmaya özen gösterin.
10- Soru sorun, fikir alın: Twitter’da vakit geçirip yeterince takipçi sayısına ulaştığınızda takipçilerinizi harekete geçirecek sorular sorun. Gelen cevapları retweet edin. Eğer kadın Twitter kullanıcısıysanız “Bugün ne giysem” gibi basit soruların bile takipçilerinizi harekete geçireceğinden emin olun.
11- İstikrarsız Tweet atmayın: Twitter ilgi ister. Bir gün 40 tweet atıp sonra 3-4 gün ortadan kaybolmayın. Günlük makul bir ortalama tutturun.
12- Tanımadığınız followerlarla tanışın: Sizi bir süre sonra başka çevrelerden insanlar takip edecek. Onları siz de takip edin, ilgi alanlarını belirlemeye çalışın. Buna yönelik tweetler atın.
13- Direct Message kısmını etkin kullanın: Direct message ile takipçilerinizle özel platformda iletişime geçebilirsiniz. Bunun iletişime katkısı olacaktır.
14- Spam mesajlara dikkat: Eğer bir takipçiden Spam mesajı aldığını duyarsanız bunun sebebini araştırın. Sizi takip eden sahte bir profilden kaynaklanıyor olabilir. Onu bloklayın.
15- Takipte çeşitlilik sağlayın: Takip ettiğiniz kişiler farklı yaş ve meslek gruplarından olsun. Hatta Twitter’da Edirne dışına çıkmayı unutmayın. Siz de takipçilerinizin yurtdışındaki etkili profilleri takip etmesi için bir sıçrama tahtası olabilirsiniz. Aynı zamanda uluslar arası profilleri takip etmeniz dünya görüşünüz hakkında da takipçilerinize ipucu verir
16- Takipçilerinizi değiştirin: Twitter bir kişiyi takip etmeyi bıraktığınızda o kullanıcıya bunu haberdar vermeyeceğinden çekinmeden unfollow tuşuna basabilirsiniz. Farklı kullanıcılara yönelebilirsiniz.
17- Twitter ile entegre diğer sosyal ağlarda da bulunun: Friendfeed, Linkedin, Facebook gibi etkili sosyal platformlar Twitter ile kolayca entegre olur. Böylece bu platformlardaki farklı kitlenizi Twitter’da bir araya getirebilirsiniz.
18- uygulamalarla yaptıklarınızı Twitter’da paylaşın: Instagram gibi bir fotoğraf uygulaması takipçi sayınızı artırabilir. Instagram’da çektiğiniz ve stilize ettiğiniz fotoğraflarla beğeni toplayıp daha sadık bir kitleye ulaşabilirsiniz.
19- Vatandaş gazeteci olun: Bazen önemli bir olayın ilk tanığı siz olabilirsiniz. Bunu fotoğraflayarak kısa bir bilgiyle geçmek, kısacası vatandaş gazeteci olmak Twitter’da takipçi sayınıza kısa vade patlama yaşatacaktır. Mısır, Tunus gibi yerlerde insanların Twitter ile devrim yapabildiğini unutmayın.
20- Antipatik olmayın: Twitter’dan nefret söylemi yaymanın hiç kimseye faydası yok. Birkaç fanatik takipçi elde etmek için bu ucuz yollara başvurmayın. Uzun vadede yalnız kalmanız kaçınılmaz olur.

3 Ağustos 2012 Cuma

Sosyal Medya: Facebook Marketing Companies

Sosyal Medya: Facebook Marketing Companies: 1. Facebook Studio If you’re seeking for examples of successful social marketing , turn to Facebook Studio for enthusiasm. Studio curate...

Facebook Marketing Companies


1. Facebook Studio

If you’re seeking for examples of successful social marketing, turn to Facebook Studio for enthusiasm. Studio curates game-changing campaigns that have appeared on the social network. In addition to a gallery of marketing efforts, the site presents Facebook Studio Awards to exceptional campaigns. You can even submit your own. Studio highlights campaigns from all over the globe, so you can see what will work in other cultures, too.

2. Success Stories

Think of this tool as a helpful supplement to Studio. Success Stories best parts innovative Facebook campaigns from all over the world. The site breaks down the individual goals and results of each campaign, alongside some pretty stunning images, we might add.

Use AccomplishmentStories to get inspiration for your own marketing plans. For example, P.F. Chang’s free lettuce wraps campaign might convince you to try your own couponing or customer outreach.
Social Marketing
3. Brand Resource & Permissions Center

Basically like the media needs to follow guidelines when using certain types of content, so brand names need to be aware of specific Facebook provisions. Access the Brand Resource and Permissions Center to ensure your business is abiding by the social network’s requests.

For example, the company asks, “Do not use Facebook, or any other of our trademarks, as a verb.” It also shares the varieties of logos and artwork your brand has permission to use.

Did you know your cover photo can’t include a phrase like “Get 50% off” or “Enter the tournament below!”? These call to actions go against Facebook rules, and your Facebook Website could be suspended if you’re found to be in violation of them.

4. Facebook Demo Tool

If you’re considering Premium or Sponsored Story ad placements, use the demo tool to take a look at their appearance. Decide on to either simulate an example brand’s ads or test your own. The tool will generate a template that displays web page post content as seen from a user’s perspective, whether a sidebar ad or sponsored story, helping to remove the guesswork from your next social marketing campaign.

5. Facebook Marketing Page


Facebook’s established marketing page shares tips and sources to guide your enterprise in becoming more marketing-savvy on the platform. The page posts events and updates users with the latest in Facebook marketing news. Keep an eye out for webinar and live Q&A announcements that train Facbeook page admins to connect with fans and reach wider audiences. Plus, Facebook constantly seeks engagement from its users, asking for suggestions and case studies surrounding your business.

 facebook marketing companies | facebook marketing company | facebook marketing business |     companies using facebook for marketing | using facebook marketing | facebook marketing apps | facebook marketing strategy

26 Temmuz 2012 Perşembe

İş Hayatına Özgü Değerli Bir Araç

Bugünlerde tablet bilgisayarların, ama özellikle de iPad’in hayatına kattığı değerler, hatta eğer bir iPad sahibi iseniz uzun süre yeni bir diz üstü bilgisayara dahi ihtiyacınız kalmayacağına dair dış kaynaklı haberlerden söz ediliyor.

Çok da yanlış bir yorum olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü iPad’e değer katan uygulama ekosistemi ve artık çok çeşitli ihtiyaçlara yanıt veren aksesuarları ile birlikte; e-posta alıp vermek ve Web’de gezinmek gibi en basit ihtiyaçlardan, profesyonel sunumlarınızı, raporlarınızı, yazılarınızı ofis araçları ile kolayca hazırlayabilmek, Net günlüğünüzü düzenleyebilmek, karmaşık ve çoklu medya ortamlarında hızlıca notlar alabilmek, ses kayıtları ve video kliplerle dahi notlarınızı zenginleştirebilmek, firmanızın müşteri ilişkileri yönetim sistemine bağlanabilmek, video konferanslara katılabilmek yahut konferans görüşme ile toplantılar düzenleyebilmek, şirket santralınızın bir dahili telefonu gibi davranmasını sağlayabilmek, saha satış otomasyonunda sipariş almaktan yeni ürün sunumu yapmaya geniş bir yelpazede bir başka ürüne ihtiyaç duymadan kullanabilmek, anlık borsa bilgileri ve finansal analizleri takip ederken, aynı zamanda dünyada olan bitenden haberdar olabilmek iPad ile mümkün. Diz üstü bilgisayarlar gibi açma kapama süresi derdi olmaması, her an hazırda bulunması, boyutları, parmaklarınızla kolayca yönetimi, pil süresi avantajı gibi nedenlerle, her defasından eğlence özellikleri ön plana çıksa da, hayatında kullanım alanları ve size katacakları aslında hayallerinize bağlı denebilir. Çünkü daha önce hayal edilmemiş olanı da kolayca geliştirme imkanı sunmakta.
Mobil Uygulamaları


iWorks: Her ne kadar Mac kullanıcılarının aşina olduğu ofis uygulamaları olduğunu düşünseniz de, kelime işlemci Pages (Windows dünyasının Word’üne denk gelen), Numbers (Excel’e karşılık olan) ve Keynote (Powerpoint’e denk düşen)’tan oluşan bu paket, doğal olarak iPad’le uyuşumu ve “bu saatten sonra buna mı alışacağım” cümlesini bitiremeden alışıverdiğiniz kolay kullanımları ile bir iPad kullanıcısı olarak dünyanıza girmesi gereken bir uygulamalar bütünü. Parmaklarınızdan sonra yeniden fare kullanmaya geri dönmek istemeyebilirsiniz. Ama yine de dokunmatik ekran bana uymaz diye ısrar ediyor iseniz, Bluetooth uyumlu bir klavye ile artık Türkçe dil problemi de yaşamadan hayatınızı sürdürebilirsiniz. iPad kapağı şeklinde tasarlanmış ve açtığınızda ekran yerine iPad’inizi oturtabileceğiniz klavyeler dahi mevcut. Her ne kadar bir kez alıştıktan sonra ekran klavyesinin hassasiyetiyle gayet mutlu olacak olsanız da... Her bir uygulama yalnızca 9,99 dolar.

Evernote: Kişisel bilgisayar uygulaması da olan bu yazılımı aranızda tanıyanlar olabilir. iPad sürümü de çok başarılı olan bu uygulama ile kafanızda yerleşmiş not alma kavramı da değişiyor. Notlarınızı ister yazılı olarak alıyorsunuz ya da herhangi bir konferans/etkinlikte kaçırmayı istemediğiniz konuşmaları kaydedebiliyorsunuz, kendi sesinizle alabileceğiniz notlar da olabileceği gibi hayatınızın bir kesitini tarihe kaydetmek üzere fotoğraf çekip notlarınıza ekleyebilir ya da video olarak da kaydedebilirsiniz. Bu dilediğiniz formattaki notları notun içeriğindeki veriyi işlemesini istediğiniz iş arkadaşlarınızla anında paylaşabilirsiniz. Artık masanızdaki veya çantanızdaki not kağıtlarının arasında ya da ajandanızda yer alan bir bilgiye erişebilmek için uzun aramalar yapmanıza da gerek kalmaz. Notlarınızı etiketleri, içinde geçen kelimeler ile arama çubuğundan kolayca erişmeniz mümkün. Masa üstünüzle de eş zamanlandığından bilgisayarınızdan notlarınıza erişebilirsiniz.

Dragon Dictation: Sesinizle not almanın, daha doğrusu sesinizi yazıya çevirmenin ve bu notları yazılı olarak paylaşmanın güzel yolu. E-posta, kısa mesaj, Twitter mesajı ya da Facebook güncellemesi olarak... Her ne kadar “konuşmadan metne” yazılımlarında Türkçe tanımada hata oranı daha yüksek olsa da, test ettiğimiz kadarıyla tane tane konuştuğunuzda hiç de fena sonuçlar elde etmiyorsunuz. Bu zamansızlığınız arasında sizi mutlu edecek ve verimliliğinizi artıracak ücretsiz bir uygulama.

11 Nisan 2011 Pazartesi

Sosyal Medyada Facebook Önemi

Yeni uygulamalarıyla mevcut üyelerinin bağlılığını arttırmanın yanında, Facebook gün geçtikçe daha fazla yeni kullanıcıya ulaşıyor. Geçtiğimiz haftalarda sizlere Facebook’un mobil dünyada daha etkin olmak için Snaptu’yu satın aldığını, arama motoru alışkanlıklarını sarsmak için sosyal arama kavramı üzerine yoğunlaştığını ve “Questions” uygulamasıyla site içi interaktiviteyi nasıl arttırdığından bahsetmiştik. Bütün bunlar varolan kullanıcıları daha fazla sitede tutmak ve onlara daha fazla kullanım kolaylığı sağlamak içindi.

Varolan popülaritesinin yanında yeni uygulamalarıyla artık iyiden iyiye hayatlara dokunan Facebook’a kayıtsız kalmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Social Bakers’ın hazırladığı rapora göre 2011’in ilk çeyreğinde Facebook’a üye olan yeni kullanıcı sayısı 80 milyona denk geliyor ve bu da şu demek oluyor: Facebook’un toplam üye sayısı artık 665 milyon civarında. Üç ayda 80 milyon yeni kullanıcıya ulaşan Facebook’un yılın yarısına gelmeden toplamda 700 milyon kişiye ulaşması bekleniyor.
Yaş grupları özelinde bilgi vermek gerekirse, yeni üye olan 80 milyon kişinin yüzde 30’u Facebook’un en kalabalık kitlesi olan 18-24 yaş arası gruptan. Toplamda ise 665 milyon üyenin 210 milyonu, yani yaklaşık olarak üçte biri bu yaş grubuna ait. Böylece, genç nüfusu etkilemek isteyen bir marka ya da kurum için Facebook’ta doğru bir strateji belirlemek oldukça kazançlı olma potansiyeli taşıyor.

25-34 yaş grubu Facebook’taki ikinci en büyük grup ve yeni katılan 20 milyon kişiyle beraber toplam sayıları 174 milyona ulaşmış durumda. Üçüncü sırada ise 35-44 yaş arası grup geliyor. Bu orta yaş grubunun ise 11 milyonu 2011 sınıfından olmak üzere yaklaşık 90 milyon üyesi var. Bu üç yaş grubu, yani yaşları 18 ile 44 arasında olan grup toplam Facebook nüfusunun %72′sini oluşturuyor.

Facebook her geçen gün nüfusunu arttırmaya devam ediyor ve yeni uygulamarıyla beraber gittikçe insanların hayatında daha fazla yer ediyor. Önümüzdeki zamanlarda da Facebook’un rakamları hakkında sizlere ayrıntılı bilgiler vermeye devam edeceğiz. Takipte kalın!