31 Ekim 2012 Çarşamba

Applying Instagram for Social Media Marketing

Social Media
Not too long ago a reader asked me how to use Instagram hashtags within a social strategy. Well even before she asked me that question I was thinking of a bigger question: In which ways can a marketer use Instagram in social media marketing?

Here are 9 key things in marketing with Instagram. Since marketing is not holistic for any company, product, or circumstances, I encourage you to read these points and comment below if you want to expand on any ideas raised, or especially if you disagree. I am open to anyone’s thoughts and questions and will always respond quickly, with a value of One Billion dollars and 80 million users Instagram can’t be ignored.
Nine Points on Marketing with Instagram:

1: Don’t rely just on Instagram


When forming your social media strategy Instagram is a great mobile marketing tool, but it is not the only tool. By design Instagram works best in conjunction with other sites. Especially visual friendly content sites like Pinterest, Tumblr, and Facebook, as these sites also offer the best viral impact for sharing and discussing photos.

2: Involve your Community

As with any social media marketing campaign not only should you reply on your own pictures, you should reach out liking and commenting on their photos too, especially if they mention your product or brand. As we have seen before customer service through social media can be a great way to retain a customer who is having a problem.


13 Ağustos 2012 Pazartesi

Twitter'da Takipçi Artırmanın Püf Noktaları Sosyal Medya

Twitter-Sosyal-Meyda
Sosyal Pazarlama
Artık neredeyse herkes Twitter’da… Ancak Twitter’da takipçi sayısını artırmak kolay değil. Elbette kimse sizden Lady Gaga ya da Barack Obama gibi milyonlarca takipçiye sahip olmanızı beklemiyor. Ancak birkaç küçük ipucu ile Twitter’da takipçi sayınızı katlamak mümkün. İşte Twitter’da takipçi sayısını artırmanın püf noktaları.
1- İlgi çekici olun: Twitter’ın belki de en önemli kuralı size cevap yazılacak ya da retweet edilecek tweetler yazmak. Bunun için gündemi yakından takip etmelisiniz. Trend topic’ler hakkında yazmak iyi bir başlangıç olabilir. Aynı zamanda espirili olmaktan korkmayın. İnsanlar Twitter’da bir bakıma eğlence için var. İlgi çekici mesajlar attığınız sürece size cevap veren ve retweet edenlerin sayısının arttığını göreceksiniz.
2- Takipçilerinizi ihmal etmeyin: Yazdığınız tweetlere verilen cevapları es geçmeyin. Onlara siz de geri cevap verin. İnsanlar iletişime geçmeyi severler. Onlara ilgi gösterirseniz sizin sıkı takipçiniz olacaklardır.
3- Twitter’da etkili insanları takip edin: Twitter’ın ünlü kişiliklerini takip etmeyi ihmal etmeyin. Gerekirse iyi bir inceleme yaparak sık cevap veren ünlüleri takip edin. Onların tweetlerine etkili cevaplar verin, hakaretten kesinlikle uzak durun. “Akıllı” cevaplarınız günün birinde bir ünlü tarafından retweet edildiğinde bir sabah uyandığınızda takipçi sayınıza inanamayacaksınız.
4- Güncel konularda sosyal mesajlar verin: Twitter’da sosyal mesaj vermekten kaçınmayın. Bir akşam Van Depremi ile ilgili etkili bir mesaj atmıştım. 5 dakika içinde onlarca yeni takipçi kazanmayı başardım. Aralarında ünlü gazeteciler de vardı. Bu yüzden konuyu bildiğinizi gösteren etkili sosyal mesajlar yazmayı es geçmeyin.
5- Retweet edin: “Faydalı bilgiler” her zaman takip edilir. Bu yüzden son dakika haberleri, ödül-promosyon haberleri, insanlara sanal ortamda fayda verecek püf noktaları veren tweet mesajlarını düzenli olarak retweet edin.
6- “Mention”lara cevap verin: Sizden başka bir tweette bahsedildiğinde bu fırsatı kaçırmayın. Hemen iletişime geçin. Konuyu açıcı mesajlarınızla iletişimi geliştirin. İnsanlar TV’de olduğu gibi Twitter’da da ikili tartışmaları takip etmeye bayılır. Tabii saygı sınırlarını aşmayacak şekilde.
7- Eğer merak ettirici unsurlar yoksa tweet yağmurundan kaçının: TV programlarında sıklıkla gördüğümüz rahatsız edici kakafoniler Twitter için de geçerli. Olur olmaz her şeye tweet atmanın bedelini unfollow ile ödersiniz. Bu yüzden eğer gerçekten faydalı bilgiler vaat etmiyorsanız iki dakikada bir tweet atmak size fayda sağlamayacaktır.
8- Hashtag kullanın: Twitter’da belli konuların kolay takip edilmesini sağlayan etiketlere hashtag denir. Genelde # işareti ile ayrıştırılır. Birçok Twitter kullanıcısının bu özelliği kullandığını unutmayın. Sizi de hashtagler sayesinde timeline’larında görebilirler.
9- Retweet edilecek mesajlar yazın: Retweet Twitter’da zincirleme etki yaratır. Adeta takipçi sayınızla retweet edilme sayınız orantılıdır. Bu yüzden değerli bilgileri yazmaktan kaçınamyın. Ayrıca 140 karakterin tamamını kullanmayın. Çünkü çoğu Twitter kullanıcısı retweet butonunu kullanmak yerine mesajın başına RT yazarak nick’inizi yazar. Bu yüzden daha kısa yazmaya özen gösterin.
10- Soru sorun, fikir alın: Twitter’da vakit geçirip yeterince takipçi sayısına ulaştığınızda takipçilerinizi harekete geçirecek sorular sorun. Gelen cevapları retweet edin. Eğer kadın Twitter kullanıcısıysanız “Bugün ne giysem” gibi basit soruların bile takipçilerinizi harekete geçireceğinden emin olun.
11- İstikrarsız Tweet atmayın: Twitter ilgi ister. Bir gün 40 tweet atıp sonra 3-4 gün ortadan kaybolmayın. Günlük makul bir ortalama tutturun.
12- Tanımadığınız followerlarla tanışın: Sizi bir süre sonra başka çevrelerden insanlar takip edecek. Onları siz de takip edin, ilgi alanlarını belirlemeye çalışın. Buna yönelik tweetler atın.
13- Direct Message kısmını etkin kullanın: Direct message ile takipçilerinizle özel platformda iletişime geçebilirsiniz. Bunun iletişime katkısı olacaktır.
14- Spam mesajlara dikkat: Eğer bir takipçiden Spam mesajı aldığını duyarsanız bunun sebebini araştırın. Sizi takip eden sahte bir profilden kaynaklanıyor olabilir. Onu bloklayın.
15- Takipte çeşitlilik sağlayın: Takip ettiğiniz kişiler farklı yaş ve meslek gruplarından olsun. Hatta Twitter’da Edirne dışına çıkmayı unutmayın. Siz de takipçilerinizin yurtdışındaki etkili profilleri takip etmesi için bir sıçrama tahtası olabilirsiniz. Aynı zamanda uluslar arası profilleri takip etmeniz dünya görüşünüz hakkında da takipçilerinize ipucu verir
16- Takipçilerinizi değiştirin: Twitter bir kişiyi takip etmeyi bıraktığınızda o kullanıcıya bunu haberdar vermeyeceğinden çekinmeden unfollow tuşuna basabilirsiniz. Farklı kullanıcılara yönelebilirsiniz.
17- Twitter ile entegre diğer sosyal ağlarda da bulunun: Friendfeed, Linkedin, Facebook gibi etkili sosyal platformlar Twitter ile kolayca entegre olur. Böylece bu platformlardaki farklı kitlenizi Twitter’da bir araya getirebilirsiniz.
18- uygulamalarla yaptıklarınızı Twitter’da paylaşın: Instagram gibi bir fotoğraf uygulaması takipçi sayınızı artırabilir. Instagram’da çektiğiniz ve stilize ettiğiniz fotoğraflarla beğeni toplayıp daha sadık bir kitleye ulaşabilirsiniz.
19- Vatandaş gazeteci olun: Bazen önemli bir olayın ilk tanığı siz olabilirsiniz. Bunu fotoğraflayarak kısa bir bilgiyle geçmek, kısacası vatandaş gazeteci olmak Twitter’da takipçi sayınıza kısa vade patlama yaşatacaktır. Mısır, Tunus gibi yerlerde insanların Twitter ile devrim yapabildiğini unutmayın.
20- Antipatik olmayın: Twitter’dan nefret söylemi yaymanın hiç kimseye faydası yok. Birkaç fanatik takipçi elde etmek için bu ucuz yollara başvurmayın. Uzun vadede yalnız kalmanız kaçınılmaz olur.

3 Ağustos 2012 Cuma

Sosyal Medya: Facebook Marketing Companies

Sosyal Medya: Facebook Marketing Companies: 1. Facebook Studio If you’re seeking for examples of successful social marketing , turn to Facebook Studio for enthusiasm. Studio curate...

Facebook Marketing Companies


1. Facebook Studio

If you’re seeking for examples of successful social marketing, turn to Facebook Studio for enthusiasm. Studio curates game-changing campaigns that have appeared on the social network. In addition to a gallery of marketing efforts, the site presents Facebook Studio Awards to exceptional campaigns. You can even submit your own. Studio highlights campaigns from all over the globe, so you can see what will work in other cultures, too.

2. Success Stories

Think of this tool as a helpful supplement to Studio. Success Stories best parts innovative Facebook campaigns from all over the world. The site breaks down the individual goals and results of each campaign, alongside some pretty stunning images, we might add.

Use AccomplishmentStories to get inspiration for your own marketing plans. For example, P.F. Chang’s free lettuce wraps campaign might convince you to try your own couponing or customer outreach.
Social Marketing
3. Brand Resource & Permissions Center

Basically like the media needs to follow guidelines when using certain types of content, so brand names need to be aware of specific Facebook provisions. Access the Brand Resource and Permissions Center to ensure your business is abiding by the social network’s requests.

For example, the company asks, “Do not use Facebook, or any other of our trademarks, as a verb.” It also shares the varieties of logos and artwork your brand has permission to use.

Did you know your cover photo can’t include a phrase like “Get 50% off” or “Enter the tournament below!”? These call to actions go against Facebook rules, and your Facebook Website could be suspended if you’re found to be in violation of them.

4. Facebook Demo Tool

If you’re considering Premium or Sponsored Story ad placements, use the demo tool to take a look at their appearance. Decide on to either simulate an example brand’s ads or test your own. The tool will generate a template that displays web page post content as seen from a user’s perspective, whether a sidebar ad or sponsored story, helping to remove the guesswork from your next social marketing campaign.

5. Facebook Marketing Page


Facebook’s established marketing page shares tips and sources to guide your enterprise in becoming more marketing-savvy on the platform. The page posts events and updates users with the latest in Facebook marketing news. Keep an eye out for webinar and live Q&A announcements that train Facbeook page admins to connect with fans and reach wider audiences. Plus, Facebook constantly seeks engagement from its users, asking for suggestions and case studies surrounding your business.

 facebook marketing companies | facebook marketing company | facebook marketing business |     companies using facebook for marketing | using facebook marketing | facebook marketing apps | facebook marketing strategy

26 Temmuz 2012 Perşembe

İş Hayatına Özgü Değerli Bir Araç

Bugünlerde tablet bilgisayarların, ama özellikle de iPad’in hayatına kattığı değerler, hatta eğer bir iPad sahibi iseniz uzun süre yeni bir diz üstü bilgisayara dahi ihtiyacınız kalmayacağına dair dış kaynaklı haberlerden söz ediliyor.

Çok da yanlış bir yorum olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü iPad’e değer katan uygulama ekosistemi ve artık çok çeşitli ihtiyaçlara yanıt veren aksesuarları ile birlikte; e-posta alıp vermek ve Web’de gezinmek gibi en basit ihtiyaçlardan, profesyonel sunumlarınızı, raporlarınızı, yazılarınızı ofis araçları ile kolayca hazırlayabilmek, Net günlüğünüzü düzenleyebilmek, karmaşık ve çoklu medya ortamlarında hızlıca notlar alabilmek, ses kayıtları ve video kliplerle dahi notlarınızı zenginleştirebilmek, firmanızın müşteri ilişkileri yönetim sistemine bağlanabilmek, video konferanslara katılabilmek yahut konferans görüşme ile toplantılar düzenleyebilmek, şirket santralınızın bir dahili telefonu gibi davranmasını sağlayabilmek, saha satış otomasyonunda sipariş almaktan yeni ürün sunumu yapmaya geniş bir yelpazede bir başka ürüne ihtiyaç duymadan kullanabilmek, anlık borsa bilgileri ve finansal analizleri takip ederken, aynı zamanda dünyada olan bitenden haberdar olabilmek iPad ile mümkün. Diz üstü bilgisayarlar gibi açma kapama süresi derdi olmaması, her an hazırda bulunması, boyutları, parmaklarınızla kolayca yönetimi, pil süresi avantajı gibi nedenlerle, her defasından eğlence özellikleri ön plana çıksa da, hayatında kullanım alanları ve size katacakları aslında hayallerinize bağlı denebilir. Çünkü daha önce hayal edilmemiş olanı da kolayca geliştirme imkanı sunmakta.
Mobil Uygulamaları


iWorks: Her ne kadar Mac kullanıcılarının aşina olduğu ofis uygulamaları olduğunu düşünseniz de, kelime işlemci Pages (Windows dünyasının Word’üne denk gelen), Numbers (Excel’e karşılık olan) ve Keynote (Powerpoint’e denk düşen)’tan oluşan bu paket, doğal olarak iPad’le uyuşumu ve “bu saatten sonra buna mı alışacağım” cümlesini bitiremeden alışıverdiğiniz kolay kullanımları ile bir iPad kullanıcısı olarak dünyanıza girmesi gereken bir uygulamalar bütünü. Parmaklarınızdan sonra yeniden fare kullanmaya geri dönmek istemeyebilirsiniz. Ama yine de dokunmatik ekran bana uymaz diye ısrar ediyor iseniz, Bluetooth uyumlu bir klavye ile artık Türkçe dil problemi de yaşamadan hayatınızı sürdürebilirsiniz. iPad kapağı şeklinde tasarlanmış ve açtığınızda ekran yerine iPad’inizi oturtabileceğiniz klavyeler dahi mevcut. Her ne kadar bir kez alıştıktan sonra ekran klavyesinin hassasiyetiyle gayet mutlu olacak olsanız da... Her bir uygulama yalnızca 9,99 dolar.

Evernote: Kişisel bilgisayar uygulaması da olan bu yazılımı aranızda tanıyanlar olabilir. iPad sürümü de çok başarılı olan bu uygulama ile kafanızda yerleşmiş not alma kavramı da değişiyor. Notlarınızı ister yazılı olarak alıyorsunuz ya da herhangi bir konferans/etkinlikte kaçırmayı istemediğiniz konuşmaları kaydedebiliyorsunuz, kendi sesinizle alabileceğiniz notlar da olabileceği gibi hayatınızın bir kesitini tarihe kaydetmek üzere fotoğraf çekip notlarınıza ekleyebilir ya da video olarak da kaydedebilirsiniz. Bu dilediğiniz formattaki notları notun içeriğindeki veriyi işlemesini istediğiniz iş arkadaşlarınızla anında paylaşabilirsiniz. Artık masanızdaki veya çantanızdaki not kağıtlarının arasında ya da ajandanızda yer alan bir bilgiye erişebilmek için uzun aramalar yapmanıza da gerek kalmaz. Notlarınızı etiketleri, içinde geçen kelimeler ile arama çubuğundan kolayca erişmeniz mümkün. Masa üstünüzle de eş zamanlandığından bilgisayarınızdan notlarınıza erişebilirsiniz.

Dragon Dictation: Sesinizle not almanın, daha doğrusu sesinizi yazıya çevirmenin ve bu notları yazılı olarak paylaşmanın güzel yolu. E-posta, kısa mesaj, Twitter mesajı ya da Facebook güncellemesi olarak... Her ne kadar “konuşmadan metne” yazılımlarında Türkçe tanımada hata oranı daha yüksek olsa da, test ettiğimiz kadarıyla tane tane konuştuğunuzda hiç de fena sonuçlar elde etmiyorsunuz. Bu zamansızlığınız arasında sizi mutlu edecek ve verimliliğinizi artıracak ücretsiz bir uygulama.

29 Nisan 2012 Pazar

Sosyal CRM Nedir?

Sosyal CRM (Müşteri ilişkileri Yönetimi), geleneksel CRM araçlarının Facebook, Twitter ve Linkedin gibi etkili sosyal ağlarla birleşmesiyle ortaya çıkan bir kavram.

“Sosyal CRM” müşteri ile iletişim kurmak için yalnızca alternatif bir yol değil, aynı zamanda onların sevdikleri, sevmedikleri, ihtiyaç ve istekleri kısaca yaşamları hakkında  derin bir bakış açısına sahip olmamızı sağlar. Böylece potansiyel müşteriler ile iletişim kurmamıza yardımcı olur.
Sosyal CRM hakkında göz önünde bulundurmanız gereken bir kaç önemli nokta aşağıda:

  • Sosyal CRM öncelikle, bir çok araç ve teknoloji ile desteklenen bir strateji.  Bu stratejinin temelini  ürün ile müşteri arasındaki ilişki ve etkileşimin izlenmesi oluşturur.
  • Sosyal CRM etkili bir müşteri ilişkileri ve veri yönetimi için geleneksel CRM’in arkasından gelen bir sistem ve süreci ifade ediyor.
  • Sosyal CRM’in anlamı farklı kurumlar için değişik  anlamlara gelebilir. Önemli olan nokta, iş konusunda çözmeye çalıştığınız konuyu anlayabilmek ve sonrasında sorunu çözmek.
  • Sosyal CRM; içerde ve dışarda, sosyal ve işbirlikçi  bir iş düzeni  geliştirmek için kullanabileceğiniz bir bileşendir.
  •  

Geleneksel CRM’i Anlamak
Geleneksel CRM müşteri ve marka arasında tek yönlü bir iletişimden oluşur.
Geleneksel CRM’in satış, pazarlama ve servis/destek tabanlı hizmetlerinden oluşmuş esasamacı, müşteriyi iletişim hattına alarak, tekrar geri dönmesini ve daha çok alışveriş yapmasını sağlamaktır.
Geleneksel CRM, markaların müşterilerinden toplayabildiği veri ve bilgi ile daha iyi bir hedef kitleye ulaşmayı amaçlamaktadır.
Sosyal CRM’i Anlamak
Halkla ilişkiler, şu an Sosyal CRM’de gerçekten aktif bir role sahip. Bir çok organizasyonda, markaların Sosyal yönünü  ve müşteri etkileşimi ni halkla ilişkiler departmanları yönetiyor.
Sosyal CRM’de  önemli bir diğer değişiklik ise müşterinin hemen etrafında gerçekleşen savunma ve deneyimin  Sosyal CRM’in çok önemli iki elementi  haline gelmesidir.  Geleneksel CRM’de, müşterinin marka ile hiç bir işbirliği ya da ilişkide bulunmayarak , gerçek anlamda CRM’in bir parçası olmadığını görebilirsiniz.
Sosyal CRM’de bu durum tamamen değişti. Müşteri bütün organizasyon yönetiminin odak noktası. Müşteriye mesajlar göndermek ya da pazarlama yapmak yerine, markalar artık sorunlarını nasıl çözeceklerine dair müşterilerle konuşuyor ve onlarla işbirliği yapıyor.  Müşteri ilişkilerini oluşturmaları ve kendi deneyimlerini şekillendirmeleri için markalar müşterileri destekliyor  ve büyük bir umutla markayı savunan müşteriler  yaratmaya çalışıyorlar.
Aklımızdan çıkarmamamız gereken bir önemli nokta da Sosyal CRM dediğimiz şeyin Geleneksel CRM’in her zaman geçirdiği değişimlerden birinin sonucu olarak ortaya çıktığı ve Geleneksel CRM’in yerini alan yeni bir kavram olmadığıdır.

Bu Değişimin Sebepleri Nelerdir?
Konuyu netleştirmek için bazı istatistiklerden faydalabiliriz;
Müşterilerin alışveriş yapacakları zaman dikkate aldıkları üç temel  kriter;
  • Kişisel deneyim(%98)
  • Firmanın itibarı ya da markası(%92)
  • Aile ve arkadaşlardan gelen tavsiyeler(%88)
Müşterilerin %41’i firmaların ürün ve servisleri ile ilgili geri bildirimleri almak üzere sosyal medyayı kullanmaları gerektiğini düşünüyor.
Müşterilerin %43 ‘ü müşteri sorunlarını çözmek için markaların sosyal medyayı kullanmaları gerektiğini söylüyor.
Alışveriş yapmadan önce her beş müşteriden dördü,
  • Ürün/servis ile ilgili önerilen doğruluğu internetten kontrol edecek (%81)
  • Ürün/servis  hakkındaki bilgileri araştıracak (%61)
  • Kullanıcı görüşlerini okuyacak (%55)
  • Sitelerden ratinglerini araştıracak (%43)
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla müşterilerin marka ile olan ilişkilerinin nasıl değiştiğinin açıkça görüyoruz.
Markaların şimdiki mücadelesi  sistemlerini bu yeni sosyal müşterilerin ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayacak şekilde uyarlamak ve geliştirmek.
Gartner’dan bir alıntı yapacak olursak;
2010 senesiyle birlikte firmaların yarısından çoğu sosyal medyada bir online topluluk oluşturuken müşterilerin gözünde değerlerini yok ederek büyük başarısızlıklara  uğrayacaklar.  Bunun en büyük sebebi ise marka  ve müşterilerin çıkarlarını net bir şekilde belirlemeden, bilinçsizce ve stratejiden yoksun bir şekilde  sosyal medya açılımına dahil olmaya çalışmaları olacak.

 https://twitter.com/#!/selamimacit
http://www.facebook.com/selami.macit


18 Nisan 2012 Çarşamba

Facebook Uygulamaları ve Marka Yönetimi

Uygulama Yoğunluğu ve Markaların Dikkat Etmesi Gerekenler

2 -3 ay önce Facebook pazarlama etkinliğinde bir data ile karşılaştım. Data diyor ki; 20 milyon kişi her gün uygulama kuruyor. 800 milyonluk Facebook dünyasında 20 milyon izin konusu tartışılması gerekiyor.
 

Sonuç olarak rakam şimdilik kabul edilebilir fakat yayına giren uygulama yoğunluğunu düşündüğümüzde uygulama kullanan kullanıcı sayısı her gün düşüyor, daha da düşecek.
Markaların bu tür istatistikleri önemseyerek bir kaç tane önemli noktayı her projede düşünmeleri gerekiyor.

1) Uygulamayı kimin için yapıyoruz? Uygulamayı kendisinin  ya da yöneticisinin değil müşterisinin beğeneceği şekilde yayına almalı. (En çok düşülen hata)

2) Uygulamayı geliştiren ajansım yeterli izni alıyor mu? Daha fazlasının son kullanıcının girişi kararını olumsuz etkileyeceğini bilmeli.

3) Database oluşturuyor muyuz? Her kampanya için farklı database’ler değil ortak bir database kullanımıyla bir sonraki projelerde daha önce katılmış kullanıcıların izinlerinin tekrardan alınmaması çok önemli


16 Nisan 2012 Pazartesi

Linkedin.com’u Başarıyla Kullanmak

Linkedin 120 milyon üyesiyle dünyanın en hızlı büyüyen profesyonel sosyal ağı. Türkiye’de de 30.01.2012 itibariyle 1,012 milyon üyesi bulunuyor. Linkedin sayesinde benzer veya farklı kollarında birçok profesyonelle iletişime geçebiliyor, bilgi paylaşımında bulunabiliyorsunuz.
Neden Linkedin’e üye olmalısınız?

Günümüz dünyasında ne kadar çok bildiğimizin yanı sıra, ne kadar çok kişi tanıdığımız da çok önemli. Networkü geniş olmayan profesyoneller, sadece kendi departmanlarında/şirketlerinde tanınabiliyor. Oysaki farklı kolları ve şirketlerdeki milyonlarca kişiye kendimizi tanıtmak konusunda sıkıntılar yaşayabiliyoruz.


Linkedin.com’daki profil özelliği, özgeçmişinizi bütün dünya ile Türkçe ve İngilizce olarak paylaşmanızı sağlıyor. Ayrıca Google’da isminiz aratıldığında Linkedin’deki profiliniz sayesinde üst sıralarda kendi belirlediğiniz profil sayfanızı çıkmasını sağlayabiliyorsunuz. Böylece networkünüze kendiniz hakkında en doğru bilgiyi birinci elden vermiş oluyorsunuz.

Önceki işyerlerinizde çalışan arkadaşlarınız, okul arkadaşlarınız ve farklı seminer/eğitimlerde tanıştığınız kişilerle Linkedin üzerinde iletişime geçebiliyorsunuz. Networkünüzdeki kişiler hakkında en güncel bilgilere de hızla ulaşırsınız.

Kendi işinizle ilgili çözüm bulamadığını konularda, Linkedin Answers ve Gruplar yardımıyla konunun uzmanlarına sorular sorabilir ve işin profesyonellerinden farklı çözümleri dinleyebilirsiniz.
İşinizden menün değilseniz veya farklı bir kariyer açılımı yapmak istiyorsanız Linkedin’den arayabilirsiniz. Aktif bir arayışınız olmasa ile, profesyonel bir profil sayfası sayesinde, head hunterların ve İK uzmanlarının hedefinde olursunuz.

Linkedin’de ilk defa profiliniz kurduysanız ve networkünüz de çok geniş değilse, işe beni ve Gelişim Platformu’nu Linkedin’de ekleyerek başlayabilirsiniz J


http://tr.linkedin.com/pub/geli%C5%9Fim-platformu/26/21/479: Gelişim Platformu profil sayfası
http://www.linkedin.com/company/gelisim-platformu: Gelişim Platformu firma sayfası
http://www.linkedin.com/groups/Gelisim-Platformu-4223542: Gelişim Platformu grup sayfası

11 Nisan 2012 Çarşamba

Hesabı Olan Tweetliyor



Facebook kadar popüler olmasa da Twitter'ın kullanıcı sayısı oldukça fazla. Eskiden 'Ağzı olan konuşuyor' denirdi, günümüzde ise 'Hesabı olan tweetliyor'. Yapılan araştırmaya göre, atılan tweetlerin büyük çoğunluğu ciddiye alınmıyor.


Amerika'nın en saygın üniversitelerinden Carnegie Mellon, MIT ve Georgia Tech'in ortak olarak yarattığı bir proje olan Who Gives a Tweet? sitesinde kullanıcılar kendi listelerindeki kişilerin tweetlerini değerlendirmeye aldılar. Aralık ve Ocak ayında, 19 gün süren deneye katılan 1443 kişi, toplam 2014 Twitter hesabından, toplam 43.738 tweeti değerlendirdiler.

Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcılar, atılan tweetlerin yüzde 36'sınıbeğendi, yüzde 25'ini beğenmedi ve yüzde 39'u hakkında tarafsız kaldı.



En az ilgi gören tweetler, kişilerin özel hayatlarından ayrıntı vermeden attıkları ya da yanlızca kendi yakın arkadaşlarının anlayacakları şekilde attıkları tweetler oldu. Kişilerin ruh halleriyle ilgili attıkları 'Üff çok sıkkınım' tarzı (ergen stayla) tweetler de yine bol bol 'dislike' aldı.

Araştırmacılar sonuç olarak Twitter'da yapılması ve yapılmaması gerekenleri sıraladı;

1 - Herkesin bildiği, eski haberleri ya da bağlantıları paylaşmayın.

2 - Kendi fikirlerinizi, belirli konular hakkında açıklayın

3 - Arka arkaya onlarca tweet atmayın, 140 karakterin bir amacı ve anlamı var.

4 - Twitter raconunu mümkün olduğunca kullanmayın. Herkes kısaltmaları bilmek zorunda değil.

5 - Sandviç yediğiniz tweetlemeyin.

6 - Özet geçin.

7 - Zırlamanızı, ağlamanızı Twitter'dan yapmayın.